Depremin üzerinden 9 ay geçti. Haliyle yaşanlar normalleşmeye, hatta unutulmaya başlandı.
Ancak bizler hayatlarımıza devam ederken temiz içme suyuna ulaşmak için kilometrelerce sıraya giren, bir yağmur yağdığında bütün yaşam alanı sular altında kalan, temel eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanbilmek için hâlâ kaldırılmamış olan molozların üstünde yürümek zorunda kalan bir halk var.
Aylar geçmiş olmasına rağmen iptidai koşullarda bile yaşayamayan, haklarını araman için fırsat sunulmayan; hâlâ kayıplarının acısını yaşamamış, çünkü insan gibi yaşayamayan bir halk var. Ancak bölgenin kendi kaderine terk ediliyor ya da rant için satılıyor olması "umut yok" demek değil.
İlk günlerde insan, hayvan, canlı merkeziyetçi ilerlemiş olan çalışmalar nasıl dayanışma ile örüldüyse yine dayanışma ile ayağa kaldırabileceğimiz bir Hatay var.
Projemiz tam da bu noktada unutturulmaya çalışılan ve insanların göçe mecbur kaldığı bir Hatay'ın varlığını görünür kılmak; mağduriyetin zorunluluk olarak dayatıldığı toprakları eski çok kültürlü haline döndürmek için atılan bir adımdır.
Bu projenin amacı depremzedelerin travmalarını tetiklemek değil; aksine burada umudu yaşatan, gerekçi adımlar atan ve yeniden inşa için elini taşın altına koyanların anlatısıdır.
Doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı şehri terk etmek zorunda kalanların
Çamurlu suya dahi muhtaç kalan sokak hayvanlarının
Şehri yeniden inşa etmek için mücadele edenlerin,
Evinden, işinden, şehrinden, ailesinden feragat edip burada gönüllü çalışanların,
Tüm ayrımcılık çabalarına rağmen beraber yaşamaya devam etmeye çalışan kadim halkların,
Her şeye rağmen burada kalmak için mücadele edenlerin hikayesini, "kalanlar'ı" anlatan bir belgesel projesidir.
Merhaba, ben Saygın. Sinemacıyım ve Veteriner teknikerim. Depremin ilk gününden beri Hatay’dayım.
Hayvan arama-kurtarma, sokak hayvanlarının tedavisi, bakımı ve nakilleri için gönüllü olarak çalışıyorum. Yalnız başıma çıktığım Antakya yolunda birçok kurum ve insan ile tanıştım, hemdem oldum.
Asıl işim olan belgeselciliği bura için bir hafıza oluşturmakta kullanmak hep vardı aklımda. Ancak deprem bölgesi üzerinden bir kazanım elde ediyor olmaktan çekinmiştim.
Hâlâ buradayım ve gün geçtikçe yaşananları unutturmamanın ne kadar önemli olduğunu gördüm, yaşadım.
Çekmeye başlamadan önce bir çerçeve çizmiştim. Güncel konular, yaşam, hafriyat, su, asbest, ticaret, göç vs. gibi konulara değinecektim. Ancak iş biraz çığrından çıktı. Her bir çekimin ardından farklı bir sorunun yüzeye çıktığını ve değinmeden geçemeyeceğimi farkında vardım. Aynı zamanda umut ışığını da gördüm. Artık gündemden düşmüş olsa da hâlâ Hatay için bir şeyler yapılabileceğini buradaki çok değerli insanlar sayesinde hissediyor ve çalışmalarını duyurabilmek, Hatay’ı kaderine terk etmeyen herkesin sesini duyurabilmek için bu belgeselin çekimlerine devam ediyorum.
Çekimleri devam eden projemizi tamamlamak, daha fazla insana dokunmak ve daha fazla konuya değinebilmek için sizlerin desteklerine ihtiyacımız var.
Bu geliri nerede kullanacağız?
- Şehir içi ve şehir dışı ulaşım giderleri
- Eksik olan ekipmanları tamamlamak
- Post prodüksiyon desteği
Gelen bütçeden para artar ise sokak hayvanlarına mama ve eğitimine devam etmeye çalışan çocuklarımız için kırtasiye masraflarına destek olmayı planlıyoruz. Projemizi sosyal medyada desteklemek için:
https://www.instagram.com/nomadsdp/
Projenin ilk yorumunu yapmaya ne dersin?